Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nden elde edilecek elektriğin 2027 yılından itibaren Türkiye’nin enerji sistemine entegre edileceğini duyurdu. Bakan Bayraktar, santraldeki test süreçlerinin yoğun bir şekilde devam ettiğini ve önümüzdeki haftalarda ilk nükleer yakıtın yüklenmesiyle fiziki başlangıcın hedeflendiğini belirtti.
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji politikalarında çeşitlendirmenin stratejik önemine vurgu yaptı. Kendi yerel kaynaklarına yönelmenin yanı sıra, TürkAkım Doğal Gaz Boru Hattı gibi projelerle tedarik zincirini çeşitlendirdiklerini ifade etti. Bu adımlarla, Türkiye’nin şubat ayından bu yana yaşanan petrol ve arz krizine rağmen enerji sıkıntısı yaşamadığını söyledi. Fiyatlardaki artışlardan etkilendiklerini ancak uygulanan destek programlarıyla vatandaşları korumaya gayret ettiklerini ekledi.
Türkiye Ulusal Enerji Planı’nın yenilendiğini ve Milli Enerji 2040 Vizyonu’nun merkezine elektrikleşmenin yerleşeceğini aktaran Bayraktar, yapay zeka çağına hazırlık için kapsamlı bir plan açıklanacağını bildirdi. Nükleer enerjinin, iklim değişikliğiyle mücadele ve her alanı elektrikleştirme hedefleri doğrultusunda Türkiye için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) petrol ve gaz üretimini artırma hedeflerine de değinen Bakan Bayraktar, yeni ortaklıklar ve şirket satın alımlarıyla günlük 1 milyon varil üretim hedefine ulaşmayı amaçladıklarını belirtti. Yıl sonuna kadar yeni müjdelerin gelebileceği bilgisini paylaştı.
Antalya’da düzenlenecek COP31’in (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı) önemine değinen Bayraktar, Türkiye’nin bu zirvede ‘konuşmadan aksiyona geçme’ mottosunu öne çıkaracağını söyledi. Küresel iklim değişikliğiyle mücadelede yeni hedefler belirlenmesine rağmen önceki hedeflere ulaşılamadığını belirtti. Türkiye’nin elektrifikasyon yaklaşımını dünyaya önerdiklerini ve mutabakat sağlanırsa ‘2035’te yüzde 35’lik elektrifikasyon’ hedefinden bahsedilebileceğini ifade etti.
Savaşların sürdüğü ve enerjiye erişimin kısıtlandığı bir dönemde COP31’e ev sahipliği yapmanın zorluğuna dikkat çeken Bayraktar, ülkelerin enerjiye erişim ve fiyat sorunlarıyla karşı karşıya olduğu bu ortamda yeşil enerjiye geçişin kolay olmadığını belirtti. Enerji desteklerinin devam edeceğini, 2021-2026 döneminde elektrik ve doğal gaz için sağlanan desteğin yaklaşık 75 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Ayrıca, bütçede enerji destekleri için 600 milyar liranın üzerinde kaynak ayrıldığını ekledi.
Türkiye’nin enerji ticaret merkezi olma hedefi doğrultusunda altyapısını geliştirdiğini anlatan Bayraktar, yıllık 55-60 milyar metreküp doğal gaz tüketen ülkenin bu yıl itibarıyla 13 ülkeden gaz tedarik ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin doğal gazı ihraç eden ülke haline geldiğini ve Avrupa Birliği’nin Rus gazına ilişkin kararları nedeniyle Türkiye’nin alternatif oluşturabileceğini söyledi. Yerli kömür santrallerine desteğin süreceğini ifade eden Bayraktar, kömür sektöründe istihdamı gözeten adil dönüşümün planlanması gerektiğini kaydetti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]