37 yıl önce, Bulgaristan’dan 350 bin Türk’ün çeşitli baskılar sonucu Türkiye’ye zorunlu göç etmesinin ardından yaşanan acı olaylar hala unutulmuş değil. Asimilasyon politikaları döneminde isimlerini değiştirmeyenlerin maruz kaldığı zorbalıklardan biri de Mustafa Mehmed İbrahimov’un kızı Sevinç Deniz’in babasının trajik hikayesi.
Sevinç Deniz, asimilasyon politikalarının hayatlarını nasıl altüst ettiğini anlatırken, ailesinin Bulgaristan’da mutlu bir yaşam sürdüğünü ancak 1983’ten sonra her şeyin değiştiğini belirtiyor. Babasının ismini değiştirmediği için Bulgar polisi tarafından baskınla gözaltına alındığını ve işkenceyle öldürüldüğünü anlatan Deniz, acı dolu anılarıyla yürekleri dağlıyor.
Deniz, babasının ölümüyle ilgili yaşadığı travmayı anlatırken, isminin değiştirilmesine karşı çıkan Nurettin Öztürk’ün de benzer zorbalıklara maruz kaldığını aktarıyor. Öztürk, Türk kimliğine sahip çıktığı için emniyetin baskılarıyla karşılaşmış ve ismini değiştirmemesi halinde ülkeyi terk etmek zorunda kalmış.
Zorlu süreçler sonucu Türkiye’ye göç eden bu insanlar, o dönemdeki Başbakan Turgut Özal sayesinde yeni bir hayata başlama fırsatı bulmuş. Ancak unutamadıkları vatanlarına duydukları özlemi hep yüreklerinde taşımışlar. Bugün, yaşadıkları ülkeden ve vatanlarından memnun olsalar da, Bulgaristan’a duydukları özlem hiç bitmemiş.
Bu insanlar, “Bulgar göçmeni” olarak adlandırılmaktan hoşnut olmadıklarını belirterek, Bulgar kelimesinin bir ırkı temsil ettiğini ve kendilerini incittiğini ifade ediyorlar. Her yıl birkaç kez vatanlarını ziyaret eden bu insanlar, geçmişte yaşadıkları acıları unutamıyor ve hala neden ayrımcılığa maruz kaldıklarını sorguluyorlar.
Reklam & İşbirliği: [email protected]